 |
ÖZEL EĞİTİM AKADEMİSİÖzel Eğitim seminer ve kurslarıÖzel Eğitim yayınları2-8 yaş arası otistik ve diğer gelişim geriliği olan çocuklara Lovaas yöntemiyle ev temelli yoğun eğitim.4 yaşından büyük iletişimi sorunu olan bireylere PECS eğitimi. Bize iletişim panelinden ulaşabilirsiniz. Engeller, yoğun ve kesintisiz eğitimle aşılır.
|
ANASAYFA |
|
Özel Eğitimde Drama semineri |
|
Özel Eğitimde Drama konulu seminer 21 Şubat 2010 pazar günü saat 09,00-19 .00 saatleri ARASINda İstanbul Taksim'de yapılacaktır. Koşulsuz herkes katılabilir. Seminer günü Özel Eğitim Akademisi onaylı Sertifikalar verilecektir. Kontenjan 20 kişiyle sınırlı. Ücret: 70 YTL + KDV Kayıt İçin ozbey36@hotmail.com posta adresine göndermeniz gerekir. (Kaydınızın yapıldığına dair size geri dönülecektir.) ADRES: Vardar Oteli Seminer Salonu, Sıraselviler Cad. girişi, Taksim İstanbul |
|
|
Gelişim Ajandam / Hakan Birol |
|

“Bazen bir sözcük, bir cümle ya da bir öykü, domino etkisi oluşturarak iç dinamiklerimizi harekete geçirir. İnsanda başarı için gerekli olan potansiyelin var olması tek başına bir şey ifade etmez. O potansiyelin işlemesi için, çoğu zaman güçlü bir motivasyona gereksinim duyulur. İşte bu kitap, sizi hedeflerinize götürecek bir motivasyon kaynağı ve yol haritası niteliğindedir. Başka bir yönüyle, başarıya ilişkin sönmüş veya sönmeye yüz tutmuş umutlarınızı yeniden yeşertmeye ilham olacaktır. Kitabı okuyunca, başarının çok üstün yeteneklere ve olanaklara bağlı olmadığını, aynı zamanda başarıya hiç de uzak olmadığınızı göreceksiniz.” Çetin ÖZBEY Dostum Hakan BİROL'un son kitabını www.ganj.com.tr adresinden satın alabilirsiniz. |
|
Devamı...
|
|
|
Artık Bütün Özel Eğitim Kitaplarını bir arada bulabilirsiniz. Listenin Tümünü Görmek İçin Tıklayın KİTAP KAMPANYASI Tamamı 158 TL değerinde olan kitap ve eşleme setinin kampanya fiyatı 60 TL, üstelik kargo ücretini de biz ödüyoruz. Aşağıda verilen Çetin Özbey'in hesaplarından birine 60 TL'yi yatırdıktan sonra mesai saatlerinde bulunduğunuz adresinizi
Bu e-posta adresi spam korumalıdır. Lütfen JavaScriptleri etkinleştirin.
adresine gönderin. En geç 2 gün içinde ürünler adresinize gönderilecektir. 1. Hesap: PTT Hesap No:6073040 (Herhangi bir PTT şubesinden yatırılabilir) 2. Hesap: Ziraat bankası Bursa Ulucami Şubesi, Şube kodu: 0677 Hesap No: 49641095-5001 İBAN NO:TR080001000677496410955001 Gönderilecek Kitap ve Malzemelerin Piyasa Fiyatları: 1. Özel Eğitimde Öz Bakım Becerilerinin Öğretimi: 15 TL 2. Özel Gereksinimli Çocuklar için Oyunlar: 15 TL 3. Özel Eğitimde Çalışma Seti, 6 kitap (her biri 64 sayfa, renkli): 60 TL 4. Engelli Çocuk: 8 TL 5. Lovaas Yöntemi İçin Eşleme Seti: 60 TL Lovas yöntemiyle eşlemenin nasıl yapıldığını anlatan Eşleme kılavuzu da setin içinde yer almaktadır. Setin içinde 20 parça eşleme materyali ve 280 eşleme kartı (Hayvanlar, meyveler, sebzeler, ev araç-gereçleri, okul gereçleri, taşıtlar, renkler, şekiller) Kartlar 6.5X6.5 cm boyutunda, 700 gr. beyaz kağıda ofset baskılı ve çift tarafı da selefonlu. |
|
|
Burası yalnızlık ülkesi, bizim ülkemiz… kimsenin birbirini tanımadığı, hatta göremediği bir ülke… Otizmin hüküm sürdüğü, otistiklerin yaşadığı bir ülke… Her mevsimi karanlık, her günü sessizlikle geçiyor. Her tarafında yalnızlık kokuyor, değişmeyen ayinler gün be gün sürüp gidiyor. Ne yalnızlıktan, ne sessizlikten ne de karanlıktan korkmuyorum, ürkmüyorum. Bitmek bilmeyen ve hep aynı formlarla ve aynı heyecanla devam eden ayinler, çoğu zaman huzur verici, kimi zaman ise yaşadığımız gerginliklerden kurtulmak için kaçınılmaz bir sığınaktır. Benim yerim yurdum burası, burada doğdum, burada büyüdüm, kısacası ben bu ülkeye aidim. Yeni yaşamlara, yeni iklimlere kolayca alışamam. Bu nedenle beni fazla zorlamayın, kendi ülkenize çekmeyin ve kurallarınızı gereğinden fazla bana dayatmayın. Yasalarımız elverdiği sürece sizin ülkeye girmeye, kurallarınıza uymaya çalışacağım. Bu süreç kimi zaman çok hızlı, kimi zaman çok ağır işleyecektir. Şunu da bilin ki, ülkenizde sadece bir konuk olabilirim, asla ülkenize ait olamam, sizlerden biri olamam. Çoğu zaman dört bir yanımı çaresizlik sarar. Dünyanızdaki yaşayışınız, kurallarınız, zevkleriniz, işleriniz, özellikle beni kendiniz gibi yapma uğraşınız beni daha da çaresiz kılıyor. Şu anda kendimi tehlikelerden koruyacak ve yaşamımı idame edecek güce ve imkâna sahip değilim. Ama bütünüyle çaresiz ve yetersiz değilim. Benden yana umutsuzluğa kapılmayın, sabır ederseniz sizin desteğinizle kendi kendime yetecek duruma gelebilirim ve sizin yaşam koşullarınıza ayak uydurabilirim. Ülkemizde yaşam biraz daha ağır işliyor. Sizin yaşam biçiminiz baş döndürücü bir hızla ilerliyor. Bu nedenle benden çok şey istemeyin, gereksiz bilgi ve becerileri zorla ve hızla yükleye çalışmayın. Sabırlı olun, eğer beni gelişim hızımın üzerine bir hızla dünyanıza çekerseniz, başarılı olamazsınız ve benim düzenimi alt üst edersiniz, beni fazlasıyla üzersiniz. Ne yapmam gerektiğini kolay öğrenemeyebilirim, belki defalarca göstermek zorunda kalabilirsiniz. Ama er-geç öğreneceğim. Sadece anlatmakla, açıklamakla yetinmeyin, aynı zamanda ne yapmam gerektiğini gösterin, hatta resimlerle destekleyin; gerekirse elimde tutarak yaptırın. Sonunda başarabildiğimi göreceksiniz. Kültürel değerleri ve yasaları çok farklı olan yabancı bir ülkeden geldiğimi kabul edin. Zaten öyle değil mi? Benim ülkem sizin ülkenizden farklı değil mi? Hatta dillerimiz, gelişim hızımız ve farklılıklara uyum sağlama yetilerimiz bile çok farklı. Bundan dolayı her şeyi yeniden ve yavaş yavaş öğretmeye çalışın. Bir davranışı veya bir sözcüğü öğretmeden ikincisine geçmeyin. Yoksa hepsini karıştırırım ve hiç birini öğrenemeyebilirim. Birçok kısa ve somut içerikli konuşmalarınızı anlıyorum ama çoğu zaman karşılık vermemi yasaklıyor bu ülkenin yasaları. Bu bağlamda çok katı ve kesin kurallarımız var. İsteklerimi sevinçlerimi çoğu kez sessizliğime gömüyorum; çünkü anlatamıyorum, haykıramıyorum onları. Aslında anlatmak istiyorum ama konuştuğumuz diller, bazen farklılaştığı için anlayacağınız ifadeler bulamıyorum. Bazen anlatmak için elimden geleni yapıyorum ama siz beni anlayamıyorsunuz. Sizin uzun, dolambaçlı, imalı, soyut cümleleriniz zihnimde dağılıyor, onları toparlamakta ve anlamakta zorlanıyorum. Aslında söylediklerinizi anlamasam bile ses tonunuzda, yüz ifadenizde ve hareketlerinizde saklı olan anlamı fazlasıyla hissediyorum. Buğulu camların arkasında yaşıtlarımın oyunlarını seyrediyorum. Oyunları çok karmaşık, uyum sağlayamıyorum, en garibi bana zevk vermiyor. Belki de nasıl oynandığını bilsem, ben de oynarım ve belki de zamanla hoşlanırım. Gerçi onlar da benim oyunlarımı beğenmiyorlar. Dedim ya biz farklı dünyalara aidiz. Her ne kadar farklı dans etsem de yaşıtlarımla dans etmeyi çok seviyorum; yeter ki sevdiğim müzik çalınsın. Bu ülkede herkesin uyabileceği standart kurallar yok, herkesin kendine özgü ilkeleri var ve herkesin görevi farklı. Birimiz bir diğerine benzemeyiz; zevklerimiz, heyecanlarımız, umutlarımız, beklentilerimiz birçok yönüyle farklılaşıyor. Bu ülkeye ait olmamız dışında pek ortak yanımız yok. Bu ülkenin de genel nitelliklerini de biliyorsunuz. Dedim ya, burası yalnızlık ülkesi, yani otistiklerin yaşadığı ülke… En önemli niteliğimiz yalnızlığımızdır. İçimizden çok az kimse şanslı olabilmekte ve bu ülkenin esaretinden kurtulup sizin tarafınıza geçmekte. Ama yine de bu ülkeden geldiklerine dair işaretleri beraberlerinde taşırlar ve o izlerden asla kurtulamazlar. Örneğin hiçbir zaman insanlar gibi sahte olmazlar, sosyal yararlılığı bile olsa yalan söylemezler, bilerek başkasına zarar vermezler. Diğerlerini sıksa da aşırı kuralcı olurlar. Sakın bütün gücünüzü beni kurtarmak için harcamayın, çünkü çabalarınızın birçoğu boşa gidecektir. Bu ülkeyi yok edip beni kurtaracaklarını söyleyen umut tacirlerine umut bağlamayın. Birçok yönüyle sömürülürsünüz, en önemlisi hayal kırıklıkları yaşarsınız. Çünkü şu anki olanaklarınız bu ülkeyle baş edebilecek yeterlilikte değil. Bu ülkeyle savaşınızda çoğu zaman ben zarar görürüm. Ne olur bana fazla zarar vermeyin. Sadece ne yapacağımı anlayacağım ifadelerle anlatın ve gösterin. Gösterdiğiniz şeyleri daha kolay anlıyorum. Ben hasta değilim, deli de değilim, sadece farklıyım, ülkelerimiz farklı. Bu nedenle iyileşmeye değil, dünyanıza uyum sağlamaya ihtiyacım var. Beni hasta olarak gösterip tedavi etmeye çalışanlara inanmayın. Zevklerinizi bana dayatmayın, sizin hoşlandığınız sesler, kokular, tatlar, görüntüler, ışıklar, giysiler beni inanılmaz düzeyde rahatsız edebilir ve bana acı verebilir. Bu da aramızdaki belirgin farklardan biridir. Tatmak istemediğim, duymak istemediğim, giymek istemediğim şeyleri benden uzak tutun. Bazen çığlık attığımda, bağırdığımda, yıkıp dökmeye kalkıştığımda, bilin ki, o an beni korkutan, yaşamımı tehdit eden veya beni çok rahatsız eden bir şeyler oluyor. |
|
Devamı...
|
|
| |
|
SON DAKİKA HABERLERİ
Anlik Hava Durumu Grafİğİ
|